25 Aralık 2009 Cuma

BALIKÇILLARIN İLGİNÇ AVLANMA YÖNTEMLERİ


Balıkla beslenen ve leyleksiler olarak adlandırılan kuşlar arasında çok ilginç avlanma yöntemlerine rastlanır. Büyük balıkçıllardan bazıları suda uzun süre hareketsiz durup avın gelmesini bekler ve yanına bir balık yaklaştığı anda uzun boynunu hızla ileri doğru fırlatarak hayvanı yakalar. Bazıları ise sığ sularda hızlı hızlı yürüyerek ya da ayaklarıyla suyun dibini karıştırarak avını arar.

Ana Britannica Ansiklopedisi, 8. Cilt, s.10

MARTI GAGALARINDAKİ FARKLILIKLAR


Martı türü kuşlarda gaganın biçimi beslenme özelliklerine bağlı olarak türden türe değişiklik gösterir. Örneğin martıların ve özellikle yırtıcı martıların kanca uçlu gagaları, yakalayıp koparmaya elverişlidir. Bazı türlerin, örneğin Atlas Okyanusu kıyılarında yaşayan denizpapağanı ile aksumru denen kuşların gagası birkaç balık taşırken, dalıp yeniden balık avlayabilecekleri bir yapıya sahiptir. Bu takımın üyelerinin ilginç bir özelliği de tuzlu su içebilmeleridir. Kanlarındaki iyon dengesini böbrekleri ve gözlerinin üstündeki oyuklarda bulunan özel tuz bezleri sağlar. Bu bezler tuzlu salgıyı burun deliklerine açılan bir kanala boşaltırlar. Görüldüğü gibi Allah aynı türdeki kuşlar arasında yarattığı çeşitli özelliklerle bizlere eşi benzeri olmayan yaratma sanatını tanıtmaktadır.

Ana Britannica Ans., 8. Cilt, s.12

HARRİER DOĞANI


Harrier doğanlarının bacakları orta (tarsal) eklemlerinden her iki yönde de bükülebilir. Bu da kuşların kayalıkların veya ormanların en elverişsiz yerlerinde bulunan ve ana avları olan kertenkele, kurbağa ve başka kuşların yumurtalarını daha kolay avlamalarını sağlar. Bu doğanlar yiyecek ararlarken en alışılmadık pozisyonlara girerler ve geçişi mümkün olmayan bir ağaç deliğine ulaşabilmek için baş aşağı asılı bile durabilirler.

Martyn Bramwell, Birds, The Aerial Hunters, s.10-15

VAŞAK


Bazı hayvanlar yapı olarak birbirlerine benzeseler de özellikleri incelendiğinde hepsinin birbirinden farklı oldukları görülür. Örneğin her ikisi de birer vaşak türü olan lynxler ve bobcatler şekil ve büyüklük bakımından birbirlerine benzeyen hayvanlardır. Ancak her birinin kendi türüne özgü, yaşadıkları ortama uygun çeşitli özellikleri vardır. Lynxler, Kuzey Amerika'nın serin kuzey ormanlarında yaşarken, bobcatler de Kanada'nın güneyinden Güney Meksika'ya kadar geniş bir alana yayılmışlardır. Kuzey Amerika'da yaşam şartları oldukça zorludur. Örneğin kışınsıcaklık -45oC'a kadar düşebilir. Bu sebeple vaşaklarınısı kaybını azaltan daha kısa kuyrukları ve ayaklarında bulunan ve yastık görevi gören yapıların üzerini kaplayan yoğun tüyleri vardır. Ayrıca vaşakların uzun bacakları derin kar içerisinde rahat hareket etmelerine olanak sağlar, Bobcat'lerinse daha kısa olan bacakları, dik kayalık dağ eteklerinde ve dağlık alanlardaki sık çalılıklarda kolaylıkla tırmanmalarına daha uygundur. Bu, Allah'ın eşsiz yaratmasındaki çeşitlilikten sadece bir örnektir.

Christopher O'Toole & John Stidworthy, Mammals,The Hunters, s.18-21

20 Aralık 2009 Pazar

13 Aralık 2009 Pazar

MAYMUNLAR

ŞÎMDİYE KADAR gözden geçirdiğimiz hayvan gruplarının bir özelliği çeşitlerinin çokluğu idi. Hemen her hayvan türünün devleri ve cüceleri, alelade tipleri ve görünüşü ile davranışlarındaki acayipliklerden ötürü ötekilerle akraba olduklarına inanmakta güçlük çektiğimiz çeşitleri vardır. Boyu 12 -13 santimi geçmeyen minik maki ve küçük marmoset ile 300 kilo ağırlığındaki goril gibi farklı üyeleri olan maymun gruplarında da aynı duruma raslıyoruz.
Eski zooloji kitapları genellikle maymungillerle başlamaktaydı. İnsanoğlu da aslında bu gruptan olduğu için maymungiller, hayvanlar arasında birinci ve en ileri olmak vasfına lâyık görülmüştü. Hakikatte ise maymunlar ancak bir bakımdan diğer hayvanlardan ileridirler. Beyinlerinin bazı kısımları ve özellikle insanlarda yargılama gücünü kontrol eden kısım olan asıl beyin, onlarda epeyce gelişmiştir. Yoksa birçok hayvanlar görme, işitme, koku alma, kuvvet ve beden gelişmesi bakımlarından onlardan daha ileridir.
Bu grupun üyeleri arasında zihin yapıları bakımından da çok fark vardır. Meselâ, makilerde, ortalama memelilerden daha ileri bir zekâ göze çarpmaz. Buna karşılık gerçek maymunlar, meselâ, tepelerinde asılı bir yiyeceğe uzanabilmek için ellerinin altındaki cisimleri üst üste yığmakla bir cins yargılama güçleri olduğunu ispat etmişlerdir. Orangutan'm beyni insanınkine benzer, fakat büyüklük ve ağırlık bakımından şüphesiz onun seviyesine erişemez. Küçük maymunların beyin ağırlıkları ise vücutlarına kıyasla diğer memelilerin çoğundan fazladır.

20 Kasım 2009 Cuma

Himalayan


Temel Özellikleri
Kendinden emin ve sakin bir hali vardır. Bir kişiye bağlanır ama diğer aile bireylerini de kabul eder. Genelde sessiz, kararlı, saygılı ve şefkatli olan Himalayan nadiren aşırı oyunculuk belirtileri gösterir.

Görünüş ve Vücut Yapısı
Kafatasının genişliği ve yoğun kütlesiyle kafanın biçimi, yuvarlak ve güçlüdür.

Ağız kısmı yayvan, yanaklar dolu, burun kısa ve keskin bitişlidir. Yuvarlak uçlu kulaklar kısa ve birbirlerinden oldukça ayrıdır. Patlak olmayan gözler yuvarlak, iri ve ayrıktır. Kalın yapılı kısa bacakların taşıdığı tıknaz bir gövdesi vardır. Etli omuzları hafifçe kamburumsu durur. Patiler iri, yuvarlak ve sıkıdır.

Kuyruğu kısa olmasına karşın beden büyüklüğüyle uyumludur. Kuyruğunu sırtından aşağı düz, kıvırmaksızın tutar. Uzun, akıcı ve kabarık duran tüyleri boyun kısmında yele gibidir ve kıvrılarak ön bacaklarının arasına iner. Kuyruk dolgun bir fırça gibidir, uzun pati altı ve kulak içi tüyleri vardır. Tüy yapısı ince ve parlaktır.

Tüy Bakımı
Tüyleri yoğun olduğundan kıtıklaşmasını engellemek için günlük bakıma ihtiyacı vardır. Eğer uygun ısı ortamındaysa rahatça yıkanabilir.

Kökeni
Aslında Himalaya'nın doruklarına tırmanamayacak kadar narin olan bu kedilerin ismi renk benzerliğinden ötürü "Himalaya Tavşanı"ndan gelmektedir.

Uzun tüylü İran kedisi ile Siyam kedisinin hybrid karışımından meydana gelen bu kediye bazı Amerikan ve İngiliz kayıtlarında renkli lekeli uzun tüylü veya kısaca İran kedisi de denir. 1920'lerden beri Himalayan kedileri düzgün bir şekilde yetiştirilmelerine rağmen, bugün bütün iyi cins İran kedilerini himalayanlar ile çiftleştirilerek ırk kalitesi arttırılmaktadır. İngilizler üstünleştirilmiş ırkı 1955'de, Amerikalılar ise 1957'de tanıyıp kabul ettiler.

İngiliz Himalayan severler kedileri Amerika'ya ihraç ederek aynı ırk tipinin gelişmesine yardım ettiler.